| Cuma Günü Temizlik ve Boy Abdesti |
|
|
|
| Mübarek Ay, Gün ve Geceler | |||
| İslam Güneşi tarafından yazıldı. | |||
|
Cuma Günü Temizlik ve Boy Abdesti Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz: "Cum'a günü yıkanması her baliğ olan kimseye vacip Yine: Cumhûr-u ulemâ'ya göre, Cum'a namazından önce gusül etmekle bu emir yerine gelip, sonra edilen gusül, Cum'a guslü olmamış olur. Sabah namazından sonra boy abdesti almak da Ebû Hanîfe -rahimehuiiâh- ve Şafiî -rahimehullâh-'a göre fazîleti elde etmeye yeterli ise de, Cum'a namazına gidecek zamana yakın olması daha iyidir.
İmâm-ı Şafiî -rahimehuiiâh-: "Fazîletli olan, haftada bir defa tırnakları ve bıyıkların fazla kısmını kesmek, ziyâde tüyleri gidermek ve yıkanmak suretiyle bedenin temizliğine bakmaktır. Bunlar hiç olmazsa on beş günde bir yapılmalıdır. Kırk günden fazlaya bırakılmasında özür kabul edilmez." (Büyük islâm ilmihali, Ö. Nasûhi Bilmen, s: 172) Bazıları bu hadîsi delil gösterip, namaz kılanın helâl ve haramda gözü kalmaksızın, rahat ve sakinleşmiş bir nefisle Cumaya gidebilmesi için, eşiyle beraberlikten sonra boy abdesti alınmasının maksûd olduğunu Söylüyorlar. (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3/14) "Her baliğ olan kimseye Cum'a günü gusletmek ve imkân bulduğu takdirde hem misvaklanmak, hem de hoş koku Sürünmek vacip (gibi) dir." (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3 / 9) Hadîs-i şerîfde emredilen gusül, misvaklanmak ve güzel koku sürünmenin üçü de cemâate bedenin hoş olmayan kokusu ile ezâ vermemek hikmetine mebnî olup, gusül, diğer ikisinden daha müekked bir müstehâp emirdir. (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3/12) "Dört şey Peygamberlerin sünnetleri cümlesindendir: Hitan (sünnet), misvak, koku sürünmek, bir de nikâh..." (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, 3 / 37) Misvak kullanmak, diğer bir ifâde ile ağız temizliği de çok önemlidir. İmâm-ı Evzâî, abdestin yarısıdır, demiştir. Misvak kullanmaya teşvik için de Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Misvaklanarak kılınan namaz, misvaklanmaksızın kılınan namazdan yetmiş kat efdaldir." (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, 3 / 37) "Kibirlenmeyerek ye, giy, iç!.." buyurmuşlardır. (Tecrîd-i Sarın Tercemesi, 3 / 34) Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz hâne-i saadetten hârice çıkarken bin dirhem değerinde bir ridâ ile çıkar-lardı. Fakat namazı, dört bin dirhem kıymetinde ridâ ile kılarlardı (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3 / 34)
|