|
Orhan Afacan tarafından yazıldı.
|
|
KÂBE DEDİ ARABIN EVİ
Ayasofya ‘dedi Papazın ini.
Kâbe içinde ’O’ Arabın Evi
Ateist mi, Şaman mı, ne bu kini
Kâbe bir ev amma Ya Rab’ın evi
Herkesin inançı elbet kendine..
İnançsızlık büyük vahşet kendine.
Dikkat et artık bu çağda diline
Kâbe bir ev amma Ya Rab’in evi
|
|
Devamını oku...
|
|
Orhn Afacan tarafından yazıldı.
|
|
Bağrımızda bir hain
Yıllardır bağrımızda bir hain elin koru Yirmi beş defa yaktı, baskınla şafağa doğru Görünce cesareti, görünce hain zoru Geri bakmadan kaçtı Kuzey Irağa doğru. Meydanlar doldu taştı teröre lanet için Herkes Mehmet, Mehmetler hazır şahadet için Tek bayrak, tek dil, tek devlet, tek millet için Birlikte yürüyoruz yeni bir çağa doğru. Yeni, yeni kabuk tutarken gönül yaramız Çok acı yaktı bağrımızı ecelin koru Yedi onda iki güçle sarsıldı Van'ımız ‘'Sevgi apartmanı'' kapandı toprağa doğru.
|
|
Devamını oku...
|
|
Peygamber Efendimiz
|
|
Recep Karadereli tarafından yazıldı.
|
|
ŞEFAAT ET RESULALLAH Yol Medine,sabırsızım, Çiğer parçam,yanar billah. Ravzanbaşı,kanar sızım, Şefaat et,Resulallah… Günahlarım vurdu darbe, Avuçlarım,döndü kalbe, Gözyaşlarım,etti sobe, Şefaat et, Habiballah…
|
|
Devamını oku...
|
|
Peygamber Efendimiz
|
|
Orhan Afacan tarafından yazıldı.
|
|
Tanık
Kaç eşin boynu bükük, annenin bağrı yanık Kaç evde huzur yok, kapı, pencere kapanık. Kaç masum suçsuz yere yıllardan beri sanık Vicdanını dinlede gerçeği söyle Tanık.
Duvarlar defter olup tahliye hesaplanır Her sanıye bağrıma hancer gibi saplanır. Bütün ümitlerimiz ifadende toplanır Vicdanını dinlede gerçeği söyle TANIK.
|
|
Devamını oku...
|
|
Peygamber Efendimiz
|
|
Orhan Afacan tarafından yazıldı.
|
|
MEDİNE YOLCUSU
Tatlı bir hüzündür merak içinde Tüter, durur Ravza hep gözlerinde. Heyecanın artar her nefesinde Çok çok selam söyle benden resule MEDİNE YOLCUSU git güle güle
Niyet ettim nasip olmadı bana Beklerim seneyi ben yana yana.. Yolculuğun olsun mübarek sana Çok çok selam söyle benden resule MEDİNE YOLCUSU git güle güle..
|
|
Devamını oku...
|
|
İslam Dini
|
|
İslam Güneşi tarafından yazıldı.
|
|
İnsanın iç dünyasıyla, ruhî ve mânevî yönden kendini geliştirmesiyle ilgilim olarak Kur'ân-ı Kerîm'de, Hz. Peygamber'in hayatında ve sahih hadislerinde mevcut olan bilgiler ve yönlendirmeler, ilk dönemlerden itibaren Müslümanların dini daha iyi anlama ve yaşama talep ve gayretlerine itikad ve fıkıh cephesinden ayrı olarak tasavvuf adı altında özetlenebilecek üçüncü bir cephe ve zenginlik kazandırmıştır. Tasavvuf kelimesi Kur'an'da ve hadislerde geçmez. Hicri ilk iki yüzyılda kişinin kendi iç dünyasındaki derinlik ve zenginliği, coşkulu dindarlığını ifade için genelde zühd, rikak-rekaik, takvâ, ibadet gibi kelimeler kullanılıyor, böyle kimselere de zâhid ve âbid deniliyordu. Hicrî III. yüzyıldan sonra daha kapsamlı olarak tasavvuf, sûfî, sûfiyye gibi terimler kullanılmaya başlandı ve bir dönemden sonra tasavvuf ayrı bir ilim ve davranış biçimi olarak ortaya çıktı. |
|
Devamını oku...
|
|
İslam Dini
|
|
İslam Güneşi tarafından yazıldı.
|
|
Din, ister hakikatin doğrudan yansıması veya açılımı olarak kabul edilsin ister insan yaratılışının bir gereği olarak değerlendirilsin, sonuçta insanın özünde, fıtratında yerleşik bulunan ve oradan kaynaklanan "kutsala saygı, ona bağlanma ve onunla bütünleşme" ihtiyacını karşılar ve onu kâinat içindeki yalnızlığından kurtaran bir can simidi görevini yerine getirir. Din kelimesi yer yer bir ferdin veya grubun doğru kabul ettiği ve davranışlarını direktifleri doğrultusunda düzenlediği şey anlamında kullanılsa da, öz ve gerçek kullanımında din, beşer kurgusu olmayan, tam tersine Tanrı kaynaklı olan şey anlamındadır. Vahyedilmiş olarak nitelenen ve bir bakıma Tanrı'nın gökten yeryüzüne ve insanoğluna uzatılmış kurtuluş ipi olan dinin temel amacı, insan ile Tanrı arasında etkili, güçlü ve sağlıklı bir bağ kurmaktır. Bu anlamda vahiy kaynaklı bütün dinlerin bir, tek ve aynı olduğunu söylemek doğru olur. Nitekim Kur'an'daki "Allah katındaki din İslâm'dır" (Âl-i İmrân 3/19) ifadesi, Allah'ın itibar ettiği, geçerli saydığı ve dikkate aldığı tek dinin, özel anlamıyla son ilâhî din sayılan İslâm dini anlamını ifade etmesinin yanı sıra, Tanrı kaynaklı olan vahyedilmiş dinlerin özde birliğini ve bu dinlerin temel özelliğinin -seçilen kelimenin sözlük anlamına da uygun şekilde Tanrı'ya boyun eğiş, O'na bağlanış ve teslim oluş olduğunu da ayrıca vurgulamaktadır. |
|
Devamını oku...
|
|
Dualar
|
|
İslam Güneşi tarafından yazıldı.
|
|
Yatağa Uzanınca Okunacak Dua 3354- Ata b. Said'den Ammar'm yanında oturuyordum yanma bir adam geldi ona: "Sana Rasulullah'ın bana öğrettiği duaları Öğreteyim mi? Geceleyin yatağına yatınca şöyle söyle: "Ey Allah'ım nefsimi sana teslim ettim. Yüzümü ve yönümü sana çevirdim. Sırtımı sana dayadım indirdiğin kitaba inandım, gönderdiğin peygamberi doğruladım. Ey Allah'ım nefsimi sen yarattın onu yaşatan sensin onu öldürecek te sensin eğer canımı alırsan bana merhamet et eğer merhamet eder, yaşatırsan onu iman ile koru." 3355- Enes anlatıyor. Bir kadın Rasulullah'ın yanma gelerek ona bazı şikayetlerde bulundu. Rasulullah: "Sana şikayetlerini giderecek hayırlı şeyler söyleyeyim mi? Yatağına girince otuzüç defa la ilahe illallah, otuz üç defa subhanallah ve otuz dört defa da elhamdülillah de. İşte bu yüz şey dünya ve içindekilerinden daha hayırlıdır." . |
|
Devamını oku...
|
|
Dualar
|
|
İslam Güneşi tarafından yazıldı.
|
|
Duada Zaman ve Mekan En son ne zaman dua ettiğinizi düşündünüz mü? Bu soruya farklı cevaplar verilebilir ama ortak nokta herkesin bir şekilde dua ettiği olacaktır. İnsanlar elbette her yerde, her ortamda, istedikleri herşey için Rabbimiz olan Allah'a dua edebilirler. Allah iman edenlerin her ortamda dua edebileceklerine, Kendini zikredebileceklerine aşağıdaki ayetlerle dikkat çekmiştir: “Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru. |
|
Devamını oku...
|
|
|